Sürekli yeni bir şeyin peşinden koşmak

Başlıkta da belirttiğim gibi, sürekli yeni bir şeylerin peşinden koşarak mutluluğu yakalamaya çalışmak üzerine bir yazı okudum. Bu yazıya yapılan ve hoşuma giden bir yorumu aynen paylaşıyorum:

Hayattaki küçük şeylerin keyfine varıp onlar için şükran duymazsak, ileride daha büyük şeylerden de sıkıldığımızda ne olur hiç düşündünüz mü?

Sanırım, böyle bir durumda ortaya çıkan sorun göründüğünden daha derinlerde gizli. Yaşamı genel bir duyarsızlıkla mı karşılıyorsunuz? Bir resim kursuna katılıp “anlamsızlığın” anlamını görmeyi öğrenebiliriz. Hatta bu sayede duyusal algılarınızı ve içgüdülerinizi geliştirebilirsiniz. Sürekli olarak dışarı bakmak yerine, kendi arka bahçenizdeki hayatın çok daha zengin olduğunun bile farkına varabilirsiniz.

Gördüğüm kadarıyla, komşunun bahçesinin daha yeşil olduğunu düşünenler genellikle kendi bahçeleri hakkında fazla bilgi sahibi değiller.

Büyük bir ihtimalle, kendimizin ve etrafımızdaki her şeyin mükemmel olması gerektiği üzerinde çok durarak yaşamın ta kendisinden kaçıyoruz. Bu sayede, elimizde olanı değerlendirip geliştirmek yerine kendimizi sürekli, bize anında mutluluk getireceğini düşündüğümüz yeni yaşamlar arayışına giriyoruz. Sizden beklentilerin çok yüksek olduğu bir çocukluk mu geçirdiniz? Kendinizi hep yetersiz mi hissediyorsunuz? Hiç bir zaman tam anlamıyla tatminlik duygusu yaşamıyor musunuz?

Ben de deneyimlerimden öğreniyorum ve çıkış yolunun bu yeni arayış olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Biz elimizdekilerin değerinin farkına varmayı öğrenene kadar, gerçek mutluluğa ulaşamıyoruz.

Aniden yepyeni bir yaşam kursanız dahi, belki ilk başta bir süreliğine bunun keyfini sürebilirsiniz. Ancak bu sürenin sonunda bu yeniliğin de etkisini yitirdiğini, hatta sizi sıkmaya başladığını ve daha büyük bir değişim doza ihtiyacınız olduğunu farkediyorsunuz. Tıpkı uyuşturucu gibi, sizi tatmin etmek için her seferinde daha yüksek bir miktar değişiklik veya yenilik yaratmanız gerekiyor.

Eninde sonunda, sizi kurtaracak ve mutlu edecek bir tek şey olmadığını öğreniyorsunuz. Burada görev tamamen sizin üzerinize düşüyor. Mutluluk kaynağını dışarıda aramaktan vazgeçin. Kendi içinize dönün. Bunun sadece kulağa hoş gelen bir cümle gibi göründüğünün farkındayım… Ancak inanın, ben de bu süreci yaşadım ve bunlar benim deneyimlediklerim.

Kaynak: http://www.enotalone.com/forum/showthread.php?t=299682&page=1

Paylaşma Modunda Mısın?