Müzik Eşliğinde Keyifli Egzersiz

Bugün artık hangi sağlık uzmanına sorsanız, düzenli egzersiz yapmanın sağlığımız için yemek yemek veya bol su içmek kadar gerekli olduğunu söyleyecektir. Ancak bir hakikat var ki, bazen değil düzenli egzersiz yapmak, parmağımızı kıpırdatmak bile içimizden gelmeyebiliyor.

Ben bu parmak kıpırdat(ma)ma konusunda toplumun önünde gelenlerdenim. Her sabah saat 6:00’da alarm çalıp sabah yürüyüşü yapmanın zamanı geldiğini haber verince, o saatte sıcacık yataktan kalkıp dışarı çıkmamak için aklımdan otuzbin tane bahane geçer. Genellikle de bu bahanelerden bir tanesi çok mantıklı gelerek beni sabah sporundan mümkün olduğunca uzak tutar. Yalnız son iki aydır yaptığım farklı bir şey var. Sabah yürüyüşlerini ve koşularını duygulara hitap eden müzikle yapmaktan çok daha fazla keyif alıyorum. Öyle ki, hoşuma giden ve enerjimi artıran müzikler dinlediğimde bu sabah sporunun bir eziyet olmaktan çıkıp, akşamları yatmadan önce iple çektiğim bir aktivite haline geldiğini gördüm. Duygusal müzik derken bahsettiğim böyle yeşil ormanın içinde su sesleri eşliğinde “ommmm ummm” tarzı seslerin olduğu, veya tam tersi, insanı buhrana sokarak yaşama keyfini elinden alan müzikler değil bu arada. Duygulara hitap eden, yani heyecanlandıran, yeri geldiğinde azmettiren, neşelendiren, hatta yeri geldiğinde agresifleştiren müziklerden bile bahsediyorum.

Son iki aydır ayrıca interval koşu denen bir kavramla tanıştım. Bir süre normal tempoda koşarken veya yürürken, düzenli aralıklarla, nabız sayısını yüksek seviyelere çıkaracak şekilde çok hızlı tempoda koşmaya başlıyor ve sonra tekrar normal tempoya geri dönüyorsunuz. Şimdi ben doktor veya sağlık uzmanı değilim, o yüzden burada bunun çok faydalı ve mutlaka yapmanız gereken bir şey olduğunu söylemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim: Çook keyifli! O kadar ki, enerjinizin son damlasını harcadığınızı düşündüğünüz bir anda bile, müziğin verdiği gazla, kendinizden hiç beklemediğiniz bir depar atabiliyor ve kendi performansınıza şaşırabiliyorsunuz. Ama ben söyledim, antrenörlük veya sağlıkla ilgili bir uzmanlığım olmadığı için herhangi bir şekilde bunu bunu yapın veya yapmayın deme durumum yok. Deneyin, keyif alıyorsanız ve vücudunuz buna cevap verebiliyorsa devam edin derim.

Peki bu düşük yüksek tempo sürelerini ne belirliyor? Eminim bunun bilimsel bir zamanlaması veya sağlık açısından uygun süreleri vardır. Ancak benim iniş çıkışlarımı tamamen o anda dinlediğim müzikler belirliyor. İşte bu yüzden, hem duygu yoğunluğu yaşatabilecek (tekrar ediyorum kesin beni parça parça gibi bir duygusallık değil) hem de ara sıra hızlanıp yavaşlayacak bir kaç şarkı aradım. Ve aradığım her şeyi film müziklerinde buldum! Sabah koşumun sürdüğü 1 saat 10 için kendimce çok keyif aldığım bir müzik listesi oluşturdum. Bu arada küçüklüğümden beri, kim olduğunu bilmesem de, bir film müzisyeni olan Hans Zimmer’in eserlerine bayılıyordum. Şimdi oluşturduğum listenin çoğunluğunda onun eserlerinin yer almasına şaşırmamak gerek değil mi?

Şarkı isimlerinin üzerine tıklayarak iTunes sitesinden kısa kısa dinleyebilirsiniz. (iTunes ne yazık ki henüz Türkiye’de satışa başlamadı, ama şarkıları içeren albümlerin Türkiye’deki müzik marketlerde satıldığına eminim.)

İşte sabaha başlama şeklim ve açıklamaları:

01) Anadolu Oyun Havası – Oryantal Dans
(Oyun havası dinleyip oynamadan yerinde durabilen kimse tanıyor musunuz? Bu yüzden ilk başta bedeni harekete geçirmek için ideal)

02) Gathering All the Na’vi Clans – Avatar Soundtrack
(Şarkının başındaki yavaşlık sizi yanıltmasın sakın. Ağır ağır koşmaya başlıyoruz, ancak şarkının ortasında ve sonunda bizi kışkırtan iki hızlanma var.)

03) Hummel Gets the Rockets – The Rock Soundtrack
(Tam bir Hans Zimmer klasiği. Kuvvetli orkestra ve duygu yüklü vuruşlar.)

04) Peacemaker – Peacemaker Soundtrack
(Müzik süresince inişler ve çıkışlar var. Sonunda, Lisa Gerrard olduğunu tahmin ettiğim kadın sesi ise müthiş.)

05) Rocket Away – The Rock Soundtrack
(Deminki şarkıda çok dinlendik. Şimdi egzersizin tam ortasında 14 dakika boyunca hop oturup hop kalkıyoruz.)

06) Now We Are Free – Gladiator Soundtrack
(Ritmik adımlar. İster koşun, ister hızlı adımlarla yürüyün.)

07) Via Con Me – Paolo Conte
(French Kiss filminde vardı bu keyifli müzik. Hem ritmik hem de çok neşeli. Yaklaşık üç dakika boyunca istediğiniz gibi davranın. Çiçek, böcek, kuş falan da seyredebilirsiniz koşarken. Hayat çok güzel.)

08) Pomp & Circumstance – Fantasia 2000 Soundtrack
(Artık biraz ciddileşme zamanı. Genellikle Amerika’daki üniversitelerin mezuniyet törenlerinde çaldığı şarkı. Uzun süreli çabanın ardından ulaşılan başarı hissi veriyor. Başında seri adımlarla yürüyoruz, ikinci ve dördüncü çeyreğindeki hızlanmalarda ise koşuyoruz.)

09) Angry Cockroaches – From Dusk till Dawn Soundtrack
(Çok hızlı ve seri bir şarkı. İlk günlerde bütün şarkı boyunca koşmayın. Günler ilerledikçe siz de yavaş yavaş şarkının ritmine katılın.)

10) Drunken Boat – George Dalaras
(Tebrikler!! Müthiş bir egzersiz yaptık. Şimdi artık dört dakikalık bir George Dalaras keyfi ile soğuma ve yavaş adımlarla yürüme zamanı. Yarın sabah tekrar görüşmek üzere.)

Kendi deneyimlerime dayanarak, yürürken veya koşarken attığım adımları kulağımda dinledğim bir müziğin ritmi ile eşleştirdiğimde hem egzersizden çok daha fazla keyif aldığımı hem de çok daha uzun süre yorulmadan devam edebildiğimi gördüm. Belki bunun bir bilimsel açıklaması vardır.

Sağlıklı ve keyifli günler sizinle birlikte olsun!

Paylaşma Modunda Mısın?