Mükemmellik (Önyargısı)

Bu işi en mükemmel haliye yapmalıyım, aksi halde insanlar benim ne kadar başarısız bir insan olduğumu görecekler.

Uzun süredir yapmanız gereken ve sürekli ertelediğiniz bir şeyle ilgili böyle bir önyargıya kapıldığınız oldu mu hiç? Önyargı diyorum, çünkü bu düşüncenin herhangi bir gerçeklik payı yok. İnceleyelim: Bir şeyi en mükemmel şekilde yapmak fiziksel olarak mümkün mü?!

Sosyal çevremdeki bazı insanlara sorarsanız, evimde yaptığım Mojito içkisinin lezzeti ile böbürlenip duruyorum. Hatta neredeyse mükemmel olduğunu düşünüyorum. Ama bu sadece benim düşüncem, ve tamamen göreli. Ve külliyen yanlış! Neden mi? Çünkü yaptığım şey en nihayetinde bir karışım, herkes tarafından yapılabilecek bir şey ve ben en mükemmelini yaptığımı düşünsem bile, benden sonraki kişi her zaman çok daha iyisini yapabilecek imkana sahip.

Alkol ve şaka bir yana… Böyle bir önyargının, her şeyin en mükemmelini yapmamız gerektiği düşüncesinin hiç bir geçerliliği ve doğruluğu yok. Çünkü mükemmel diye bir şey yok. Zaten olsaydı, gelişim diye bir olgu kalmazdı. Yüzyıllar önce yapılan herhangi bir şeyi/fikri mükemmel olarak kabul edip, gelişimi üzerinde çaba göstermekten tamamen vazgeçebilirdik. Çok şükür ki her zaman herkes birbirinden daha iyi işler, daha başarılı fikirler üretebiliyor. Bu sayede biz de her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmak için uğraşıyor, varolanı daha da iyi bir hale getirmek için çaba sarfediyoruz.

Mükemmellik kelimesinin sözlük anlamı da en az kendisi kadar ilginç: Herhangi bir şeyin, herhangi bir hatadan, arızadan ve yanlışlıktan mümkün olduğu kadar arınmış olma durumu. Demek ki mükemmeliğin tanımında bile az da olsa bir yanılma payı mevcut.

Mükemmel bir iş yapmaya çalışmanın ayrıca çok zararlı ve olumsuz bir neticesi var. Bu düşünce şekli, bir şeye daha başlama konusunda bile şevkimizi kırabilme potansiyeline sahip. “Nasıl olsa mükemmel olanı yapamayacağım o yüzden hiç başlamanın bir anlamı yok” diyerek kendimizi erteleme döngüsünün tam ortasında bulabiliriz. (Erteleme alışkanlığımdan tamamen kurtulduğum zaman erteleme üzerine çok daha kapsamlı bir yazı dizisi sunacağım. Az kaldı.)

Çözüm..? Basit!

Mükemmelik, elde etmeyi asla başaramayacağımız bir illüzyon. Ancak yapmamız gerekenleri geciktirmek veya hiç yapmamak konusundaki etkisi de bir o kadar gerçek! Mükemmelliği bir kenara bırakıp, elimizden gelenin en iyisini yaparak seçkin bir iş çıkarmayı amaç haline getirebiliriz. Bu sayede, hem yapmamız gerekeni yapmaya başlamış ve bitirmiş oluruz hem de elimizden gelenin en iyisini yaptığımız için kendimizi takdir ederiz.

Mükemmeli beklemeden, şimdi hemen başlayalım. Göreceğiz ki, yaptığımız şeyler “yeteri kadar iyi” olduğunda, hayat çok daha keyifli bir hale geliyor.

Sevgimle, şimdiden iyi haftalar diliyorum.

Paylaşma Modunda Mısın?