Affetmenin Hikayesi

Kaynak: Tanrı ile Sohbet + From the Stars

Başlangıçta, şu anda içinde yaşadığımız fiziksel evren yaratılmadan önce, Tanrı bütün ruhları yanına çağırdı ve bir süre sonra yeni bir dünyaya doğru yola çıkacaklarını söyledi.

Bu yeni yolculuğun amacı, ruhların yeni bazı duyguları hissetmeleri ve deneyimlemeleri olacaktı. Bu yeni şeyleri, halihazırda bulundukları ve koşulsuz sevginin hepimizi BİR yaptığı Mutlaklık içinde yaşayamıyorlardı. Çünkü o Mutlaklık içinde bu duyguların sadece ne olduklarını ‘biliyorlardı’ ancak deneyimleyemiyordı. Bu Mutlaklık içinde hiç bir zıtlık ve çatışma yer almadığı için, bu yeni duyguları orada deneyimleyemeleri mümkün değildi.

Bu toplantı esnasında Tanrı şu açıklamada bulundu: Fiziksel alemde bir şeyi deneyimleyebilmek için mutlaka onun bir karşıtının olması gerekecekti. Yani, sevinci deneyimleyebilmek için bu yeni alemde üzüntü, sevgiyi deneyimleyebilmek için korku, sağlık için rahatsızlık, aydınlık için karanlık, duygusal ve fiziksel acı için affetme, erkek için kadın, ve benzeri zıtlıklar yer alıyordu.

Biz, yani orada bulunan varlıklar, bu kavramları ruhani boyutumuzda zaten biliyorduk ama deneyimleyemediğimiz için bize ne hissettirdiklerini anlayamıyorduk. Sadece biliyor olma halinin ötesine geçmek istedik. Bu bildiklerimizi hissetmek ve deneyimlemek istedik.

Orada toplanan bütün ruhların önünde duran Tanrı, bu yeni evrende deneyimlenebilecek olan yeni duyguları açıkladı. Ruhlardan biri diğerlerinin arasından öne doğru koştu ve “Deneyimlenebilecek bu kadar çok duygu var, ama ben özellikle Affetmeyi deneyimlemek istiyorum” dedi. Tanrı gülümseyerek bunun harika bir seçim olduğunu belirtti.

Ancak Tanrı bu noktada, Affetmeyi deneyimlemek isteyen ruha dönerek bu deneyiminin gerçekleşebilmesi için en az bir ruhun daha bu sürece katılması gerektirdiğini söyledi. Affetme, veya başka herhangi bir duygu, ancak ve ancak bir karşılığı olduğunda deneyimlenebilirdi ve böyle bir durum ancak en az iki ruhun işbirliğini gerektiriyordu. Tanrı bu açıklamada bulunur bulunmaz, başka bir ruh öne sıçrayarak “O diğer kişi ben olacağım…bunun için gönüllüyüm” dedi.

Ardından Tanrı bu iki ruha, affetmenin gerçekleşebilmesi için, ruhlardan birinin diğerini fiziksel ya da duygusal olarak veya her iki şekilde de incitmesi gerektiğini söyledi. Bu hareket diğerinde büyük ölçüde acı, ızdırap ve öfke yaratacaktı. Ruhlardan birinin diğerine karşı Affetme duygusunu yaşayabilmesinin tek yolu buydu.

İlk öne çıkan ruh bu duruma rağmen Affetmeyi deneyimlemek istediğini, çünkü her ne olursa olsun, birbirlerine karşı olan koşulsuz sevginin en yüce seçim olduğunu söyledi.

Tanrı her ikisine de içtenlikle gülümsedi.

Ruhlar artık yola çıkmak üzereyken, ikinci ruh arkadaşına dönerek şöyle dedi: “Bu hayatta seni inciten, hem de çok inciten o kişi ben olacağım. Ama bunu yaptığımda, lütfen bunu sana olan koşulsuz sevgimle yaptığımı hatırla…Ancak bu sayede sen bana karşı şefkat, sevgi ve affetme duygularını deneyimleyebileceksin.”

Paylaşma Modunda Mısın?