Değişim

Her gün, vaktinizin bir kısmını, bildiğiniz şeyleri başkalarına öğretmek için kullanın.

Neden

Bir şeyleri öğrenirken, o bilginin bizde oldukça kuvvetli bir şekilde yer etmesi için en iyi yöntemlerden biri onu başkalarına öğretmektir. Birilerine bir şeyler öğretirken konuya tamamen eksiksiz bir şekilde hakim olmamıza gerek yok. Yeter ki hakimiyetimizin ölçüsü konusunda dürüst olalım.

Örneğin, ben satranç oynamaktan çok keyif alıyorum ve bunu bazen başkalarına da öğretiyorum. Bu insanlar benim bir satranç şampiyonu olmadığımı biliyorlar, ama bu benim onlara bildiklerimi öğretmem için engel değil.

İşin ilginci, ben başkalarına bir şeyler aktarırken, konuyu çok daha iyi kavrıyorum. Çünkü herhangi bir şeyi öğretmek için konuyu içselleştirmem, hakkında düşünmem, fikir yürütmem ve karşımdaki bilmeyen birine ilk başta aktarabilecek kadar basite indirgemem gerekiyor. Ayrıca öğretme esnasında onların yanlışlarını görebilmem ve düzeltmelerine yardımcı olabilmem gerekiyor, ki bu da benim kendi bilgimdeki açıkları yakalamama yardımcı oluyor.

Birilerine, öğrenmek istedikleri bir şeyi öğrettiğinizde ayrıca onların hayatlarını da geliştirir ve daha iyi hale getirirsiniz. Bu harika bir histir ve sizin yaşamınıza da kuvvetli bir amaç sağlar.

Nasıl

  1. Bu değişimler boyunca veya başka herhangi bir konuda öğrendiğiniz şeyleri gözden geçirin. Meditasyon yapıyorsanız, artık daha sağlıklı besleniyorsanız, daha fazla an’da kalabiliyorsanız, sevdiğiniz işi yapmaya başladıysanız, bir çok insan bu konular hakkında bir şeyler öğrenmekten mutlu olur.
  2. Etrafınızda kimlerin, sizin öğrendiklerinizi öğrenmek isteyebileceğini düşünün. Belki etrafınızdaki bazı insanlarla ortak amaçlarınız var ve sizin deneyimlerinizi dinlemekten, sizden yardım almaktan çok keyif alacaklar. Radarınızı öğrenme arzusu taşıyan insanlara yöneltin ve açık tutun.
  3. Bir öğretmenin görevi, aslında öğrenciyi kendisine hayran bırakmaktır. Hayranlık, öğrenmenin anahtarıdır ve son derece kolaylaştırır. Siz de öğrencinizin hayranlığını harekete geçirmesini sağlayın. Bir öğretici olarak ilk başta, konunun hangi yönlerini sizi kendine hayran bıraktığını anlatarak öğrencinizin de ilgisini çekmesini sağlayın. Eğer bir şeye yeteri kadar ilgi duymaz ya da o konu hakkında büyülenmezsek öğrenmemiz çok zorlaşıyor. Okul yıllarını hatırlayın… Hoşumuza gitmeyen konuları sadece sınavı geçmek için öylesine öğreniyorduk değil mi?
  4. Eğer konu müsaitse, kollarınızı sıvayın ve öğrettiğiniz konunun teorik bilgisinin yanı sıra pratiğini de yapın. Örneğin, birilerine egzersiz yapmayı öğretiyorsanız, faydalarını anlattıktan sonra egzersizi beraber yapmak üzere program yapın.
  5. Oyun oynayın. Öğrenmenin bir iş gibi algılanmaması gerekiyor. Tam aksine, eğlenceli olması gerekiyor. Eğer bir şeyi, keyif aldığınız için değil, öğrenmeniz gerektiğini düşündüğünüz için öğrenmeye çalışıyorsanız, edindikleriniz büyük ihtimalle kalıcı olmayacak, ya da daha kötüsü, o bilgilerden nefret edeceksiniz. Bu yüzden, öğretme ve öğrenme sürecini oyuna dönüştürerek keyifli hale getirin. Hatta yapabiliyorsanız öğretim esnasında şarkı söyleyin ve dans edin. Yeni becerilerinizi başkalarına gösterirken birazcık hava atın ve yüzünüzü kocaman bir gülümseme ile kaplayın.
  6. Öğrettiğiniz kişilere, konu hakkında nasıl daha fazla bilgi edinebileceklerini anlatın. Çeşitli kitaplardan, internet sitelerinden, farklı öğrenme şekillerinden bahsedin. Ama kafalarında sorular oluşması halinde de siz onlara yardımcı olma teklifinde bulunun.