Değişim

Bu hafta, her gün bir süre kendinizle baş başa kalmak için vakit ayırın.

Neden

Kendinizle baş başa kalmak üzere vakit ayırmak çok önemli olmasına rağmen, sıklıkla göz ardı edilir. Kendi başınıza televizyon seyrettiğiniz, internette gezdiğiniz veya kitap okuduğunuz yalnızlıklardan bahsetmiyorum. Bu faaliyetler, her ne kadar tek başınıza yapıyor olsanız da, kendinizi daha da yakından tanımanıza, hayatınızda neler olup bittiğini incelemenize, gördüğünüz rüyalar hakkında fikir yürütebilmenize fırsat sağlamaz.

En iyi sanat eserleri insanlar yalnızken çalıştıklarında ortaya çıkar. Bunun da gayet iyi bir sebebi var: Kendi içimizdeki ışığı, gerçeği, güzelliği ve ruhumuzu ancak yalnız kaldığımızda ve kendimizle baş başa vakit geçirdiğimizde ortaya çıkarabiliyoruz. Tarih boyunca yaşayan bir çok ünlü filozof, derin düşüncelerini yaptıkları yalnız yürüyüşler esnasında ortaya çıkarmıştır. Kendimizle yalnız kalmanın yaşamlarımızda sağladığı faydalardan bazıları;

+ Düşünmeye vakit bulabilmek
+ Kendimizi daha yakından tanıyabilmek
+ Korkularımızla yüzleşebilmek ve onlarla mücadele edebilmek
+ Yeni şeylere, düşüncelere yer yaratmak
+ Olanı biteni sükunet ve dinginlikle irdelemek
+ Kendi sesimizin önünde engel olan başkalarının seslerini azaltmak
+ Gündelik gürültü içinde kaybolan küçük güzelliklerin farkına varmak

Aslında kendi başımıza geçireceğimiz bir miktar vaktin çok daha fazla faydası var. Zaten yalnız kalmanın faydalarını kelimelerle asla tamamen ifade edemeyiz, yaşamamız gerekir.

Nasıl

  1. Her gün, kendi başınıza geçirebileceğiniz 20-30 dakikalık bir süre belirleyin. Ajandanıza bu süreyi kaydedin ve bu vakti en önemli randevunuzmuş gibi düşünün. Eğer yaşamınızda halihazırda yeteri kadar yalnız vakit geçirmiyorsanız, 20-30 dakika başlangıç için idealdir.
  2. Eğer yoğun günlerinizin içinde kendi başınıza ayırmak için 30 dakika bulmakta zorlanıyorsanız, işte size diğer işlerinizden vakit “çalmak” için bazı ipuçları (sadece bu haftalık bile yapsanız çok bir şey kaybetmezsiniz): Televizyon ve internet kullanımınızı azaltın, daha erken kalkın, e-mail diyetine girin ve posta kutunuzu günde sadece birkaç kere kontrol edin, alışverişe gitmeyin, eğer yapabiliyorsanız işe birazcık geç gidin, uzun bir öğle molası verin, haberleri okumayın ya da seyretmeyin, işten çıktıktan sonra başka bir şeyler yapmayın (çok önemli olmayan randevularınız varsa iptal edin), içki içmeye, partiye gitmeye ya da gece dışarı çıkmak yerine bu süreyi tek başınıza geçirmek için vakit yaratın.
  3. Kendi kendinize geçirdiğiniz bu süre içerisinde çeşitli bağlantılarınızdan kopun. iPod’unuzdan, telefonunuzdan, televizyonunuzdan ve diğer tüm elektronik cihazlarınızdan uzaklaşın. Yalnız kaldığınız süre boyunca, televizyon seyretmek, bilgisayarınızı açmak, mesajlarınıza bakmak, hatta kitap okumak gibi faaliyetleri yapmak isterseniz bu isteğinize karşı koyun. Biliyorum, bu çok kolay değil, ama en azından denemeye değer.
  4. Gerekiyorsa kendinizi bir deliğe kapatın. Bunu iş yerinizde, varsa ofisinizin kapısını kapatarak ve/veya bir kulaklık takıp sakinleştirici bir müzik dinleyerek yapın. Eğer mümkünse, çalışma arkadaşlarınıza sizi bu süre içerisinde rahatsız etmemelerini tembih edin. Aynı yöntemleri kullanarak evinizde de kendinize özel bir dilim yaratabilirsiniz. Buradaki en önemli nokta, kendinizi iş arkadaşlarınız ve aileniz de dahil olmak üzere, tamamen dış dünyaya kapatabileceğiniz bir ortam yaratmak.
  5. Eğer 4. maddede yazanları yapamıyorsanız, o halde bulunduğunuz yerden uzaklaşın. Bu aslında yalnız kalmanın en verimli yöntemlerinden biri. Kapıdan dışarı çıkın ve dışarıda olmanın tadını çıkartın. Yürüyün, bir parktaki banka oturun, sessiz sakin bir kafeye gidin veya bir ağacın gölgesinde huzur bulun. Kendi içinize odaklanmadan önce, kısa bir süreliğine etrafınızdaki insanları veya doğayı gözlemleyin.
  6. Yalnız kaldığınız süre içerisinde bir şeyler yaratmaya, sakinleşmeye, düşünmeye, yürüyüş yapmaya, sıcak bir duş almaya, doğanın tadını çıkarmaya, veya sadece basit bir şekilde bir bardak çay içmenin zevkine odaklanın. Bu süre sadece ve sadece size ait. Kendinizle birlikte, içinizden geldiği şekilde tadını çıkartın.