Değişim

Keşke bazı şeyler daha farklı olsaydı diye düşündüğünüz anları yakalayın ve bu isteğinizden vazgeçin. Her şeyi olduğu gibi kabullenmeyi deneyin.

Neden

Günlük yaşamlarımızda var olan stresin, hayal kırıklıklarının, bıkkınlıkların, öfkenin, uyuz olmanın ne kadar çoğu aslında tek bir kaynaktan geliyor dersiniz? Bu duyguların neredeyse tümü beklentilerimizden, ve olaylar beklediğimiz gibi gelişmediği zaman “keşke bazı şeyler farklı olsaydı” diye hissetmemizden kaynaklanıyor. Etrafımızdaki diğer insanların neler yapmaları veya nasıl davranmaları gerektiğine, kendi hayatımızın nasıl olması gerektiğine, diğer sürücülerin nasıl araba kullanmaları gerektiğine dair kendi kafamızın içinde beklentiler yaratırız. Ancak bu beklentilerin tümü, kendi hayal dünyamızın bir ürünüdür. Gerçek değillerdir.

İşte size çok basit bir çözüm: Beklentilerinizin tümünü bir araya toplayın ve… Sarayburnu’ndan denize atın gitsinler.

Nasıl

  1. Kendinize, yaşadığınız hayata, eşinize, dostunuza, çocuklarınıza, çalışma arkadaşlarınıza, işinize, dünyaya, kısaca her şeye dair beklentilerinizi zihninizde bir araya getirin. Onları bedeninizden çıkarın ve denize dökün. Peki sonra onlara ne mi olacak? Önce bir süre suyun üzerinde kalacaklar, ardından dalgalar onları yavaş yavaş sizden uzaklaştırmaya başlayacak.
  2. Kendinizi gün içinde izlemeye başlayın. Kendinizi kızgınlık, bıkkınlık, hayal kırıklığı içinde, bir şeylere sinir olmuş halde, başkalarına bağırırken ya da internette hararetle bir şeylerden şikayet ederken bulursanız… bunları tetikleyiciler olarak yakalayın. Bunlar, bazı şeylerin daha farklı olmasını hayal ettiğinize dair işaretlerdir. Yaşamı ve gerçeği olduğu gibi kabul etmek yerine, onların aslında nasıl olmaları gerektiğine dair beklentilerinizin işaretleridir.
  3. Bir şeylerin farklı olması gerektiğine dair beklenti içinde olduğunuzu gördüğünüzde, bu beklentiyi tekrar denize atın.
  4. Beklenti içinde olmadan, hayatı olduğu gibi, insanları da sizin uygun gördüğünüz kalıplara sokmadan, var oldukları halleriyle kabul etme çalışması yapın. Böyle bir yaşamda kızgınlığa, hayal kırıklığına ve bıkkınlığa gerek yok. Ya da eğer böyle hisler içindeyseniz, bu pratiği yapmaya devam ederek olanları kabul edin ve bırakın bu olumsuz hisler yok olup gitsinler. Dikkat: Bu, olan ve hoşunuza gitmeyen hiçbir şeye tepki göstermediğiniz, pasif şekilde bir yaşam sürmek anlamına gelmiyor. Kendi doğrularınıza uygun bir şekilde davranmaya devam ederek bu dünyada güzel şeyler yaratabilirsiniz. Sadece, etrafınızın ve dünyanın sizin bu davranışlarınıza nasıl tepki vereceğine dair beklenti içinde olmayın.

İyi bir şey yaptığınızda, bir takdir veya saygı duyulmayı beklemeyin. Bu takdir ve saygı beklentilerini de denize dökün ve dalgalar onları da alıp götürsün. İyi şeyler yapmaktan keyif aldığınız için iyi şeyler yapın, ve onun ötesinde bir beklenti içinde olmayın.

Denizdeki dalgaların bizim beklentilerimizi alıp götürmesine izin verelim, bu sayede yaşamlarımıza daha hafiflemiş bir şekilde devam edelim. Bu dünya bizim beklenti dolu fantezilerimiz olmadan da gayet harikulade bir yer.