Rüzgarı Arkana Almak
15/11/09 20:55 Filed in: Levent
Atmaca

Geçenlerde Bertrand’ın bir konuşmasını canlı izleme fırsatım oldu. Hani İngilizce’de “Inspirational Motivational Stories (İlham veren ve motive eden hikayeler)” dediklerinden. Yıllar önce Nasuh Mahruki’den de liderlik üzerine benzer bir hikaye dinlemiştim. İyi hazırlanmış bir sunum ile gerçekten insanları derinden etkilemek mümkün. Bertrand’ı dinlemek de, onu tanımak da çok keyifliydi. Dünyanın çevresini bir sıcak hava balonu ile hiç durmadan dolaşmak gerçekten her baba yiğidin harcı değil. Gerçi konumuz Bertrand’ın nasıl iyi bir baloncu olduğu değil tabii ki ama yine de onun verdiği balonculuk ile ilgili birkaç bilgiden bahsetmeden geçemeyeceğim.
Bertrand dünyayı dolaşmasının sırrını şu şekilde özetliyor: Zorlukların üzerine gitmek, yılmadan tekrar tekrar denemek ve kimsenin kullanmadığı bir strateji kullanmak. Balonculukta hareket edebilmenin kuralı uygun rüzgarı yakalamakmış. Uygun rüzgar ne çok zayıf olmalı ne de çok sert olmalı, çünkü her iki durumda da yere inmek büyük ihtimal. Uygun rüzgar belli bir yükseklikte yakalanıp, rüzgarın gücü ile varılmak istenen noktaya ulaşmak hedeflense de genelde “herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine” durumu sık sık rastlanan bir durummuş. Dünya turu esnasında görülmüş ki, yanlış rüzgar ile Sahra Çölü’ne gidilecekken kutuplara doğru yönelinmiş. Gerçekten de rüzgarı kontrol etmek mümkün değil, nereden eseceği ve ne zaman eseceği de belli değil. Peki onca teorik hesaba rağmen nasıl istenilen noktaya doğru gidilecek? İşte Bertrand orada olayı çözmüş, teknik olarak geliştirdikleri balon sayesinde yükseklik kontrolünü kolayca ayarlayıp, uygun yükseklikteki farklı hava akımlarını kullanarak istedikleri yöne doğru hareket etmeyi başarmışlar. Yanlış hatırlamıyorsam otuzbirinci denemelerinde başarılı olmuşlar. Bir denemelerinde okyanusa, diğerinde Hindistan’ın dağlık bir bölgesine zorunlu iniş yapmak zorunda kalmışlar. İlginç ama Bertrand’ın ekibinin stratejisi diğer baloncuların aklına gelmemiş. Diğerleri sürekli belli bir yükseklikteki hava akımlarına göre yönlerini çizmeye çalıştıkları gibi, balonlarını da o şekilde dizayn etmişler.
Peki bu kadar balonculuk bilgisinin bana faydası nedir diyecek olursanız, işte burada bir “hop bir saniye birader” diyeceğim. Düşünün bir kere hayatımızın ne kadarını kontrol ediyoruz? Şu ana kadar ne kadar çok farklı rüzgar ile mücadele ettik. Bu rüzgarların bazıları bizi başarı, huzur ve mutluluğa götürdü bazıları ise bizi bunalıma ya da tatsız, istemediğimiz durumlara sürükledi. Rüzgarı kontrol edemiyoruz ama balonumuzun yüksekliğini ayarlayan dümeni hala bizim kontrolümüzde. Yükselerek ya da alçalarak farklı rüzgarları yakalayıp yine istediğimiz hedefe doğru gidebiliriz.
Unutmayalım ki hayatı ne kadar kontrol etmek istersek isteyelim, bunun ancak yüzde yirmisini yapabiliriz. Geri kalan yüzde seksen rüzgârlardan ibaret fakat hatırlayalım ki bu rüzgârlarda da nasıl hareket edeceğimizin kontrolü yine bizde.
İyi haftalar, sevgi ile kalın, daha çok verin, daha az bekleyin.
Levent Atmaca
16.11.2009
