Akvaryum: Bir bilinç hikayesi | Kerem Şenoğlu | Alper Rozanes . com

Akvaryum: Bir bilinç hikayesi


yazar_cerceve__0000_kerem
Akvaryum şartları kendi kendine oluşmaz. Bir üst bilinç-zihin tarafından oluşturulması gerekir. Bu tasarımcı üst zihin dünyanın kaynaklarını belli bir şekilde organize edip yöneterek akvaryumu oluşturur. Oluşturduktan sonra da belli aralıklarla eksilen elementleri tamamlar, besin temin eder ve hastalıklara karşı önlem alır. Ama balıklar bu üst bilince sahip zihinden habersizdirler. Akışın kendiliğinden olduğunu düşünürler. Bu yüzden de başlarına gelen olayları tesadüf zannederler çünkü olayları yöneten üst bilinç ve yasadan habersizdirler. Baktıkları yerden böyle gözükmektedir.


Örneğin, balıkların hafızası altı saniyedir. Bu süre sonunda yaşadıklarını unuturlar. Bu yüzden balıklar sıkılmazlar. Boydan boya yüzmesi altı saniyeden uzun bir akvaryumda kendilerini
özgür zannederler.

Genel eğilim olarak balıklar yem atıldığı sırada suda dağılan yemi kapabilmek için birbirleriyle mücadele içine girerler. Yemi attığınızda onlara kavga etmemelerini söylemek bir işe yaramaz. Çünkü sizin dilinizi anlamadıkları gibi, sizin varlığınızdan bile habersizdirler.

Şimdi bu durumda olanlara birbirleriyle kavga etmemelerini, yiyeceğin her zaman ve bol olarak verileceğini anlatmak istediğimizi varsayalım. Bunu sağlamak için yiyecek vermezseniz açlıktan ölürler. Çok yiyecek verirseniz bu sefer çok yer (kavga etmeye devam ederek elbette) ve yine ölürler.

Bu durumu Mevlana şu sözleriyle ifade etmiştir:

O mayiler (balıklar) ki derya içredir deryayı bilmezler.

Belki de bu problemi çözmek için üst bilince sahip bir varlığın, balık olarak bedenlenerek onların arasına karışması, onların dilini kullanarak; onlara neden barış içinde yaşamaları gerektiğini, herkese her gün yetecek kadar yiyecek verileceğini, işbirliği yapmaları halinde yaşadıkları akvaryumun cennet olacağını, kaynakları bilinçsizce tüketmemeleri gerektiğini anlatması faydalı olacaktır.

Kerem Şenoğlu
29.07.2008