<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" 
    xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
    xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
    xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
    xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
    xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd">
	<channel>
<title>Bana ait RSS&#x21;</title><link>http://www.alperrozanes.com/index.html</link><description>Bireysel yaz&#x131;lar</description><dc:language>tr</dc:language><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><dc:rights>Copyright 2009 Alper Rozanes</dc:rights><dc:date>2010-03-21T16:22:31+02:00</dc:date><admin:generatorAgent rdf:resource="http://www.realmacsoftware.com/" />
<admin:errorReportsTo rdf:resource="mailto:rozanes.alper@gmail.com" /><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2000-01-01T12:00+00:00</sy:updateBase>
<lastBuildDate>Mon, 17 May 2010 17:43:23 +0300</lastBuildDate><item><title>Rahat ve Huzurlu Uyku &#xd6;nerileri</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2010-03-21T16:22:31+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/huzurlu_uyku_onerileri.html#unique-entry-id-24</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/huzurlu_uyku_onerileri.html#unique-entry-id-24</guid><content:encoded><![CDATA[M&uuml;ziği beğenmen halinde, T&uuml;rkiye&rsquo;den de &uuml;ye olabileceğin eMusic sitesine kayıt yaptırarak Chuck Wild&rsquo;ın diğer alb&uuml;mlerine de sahip olabilirsin.


...Stres, sağlık ve metabolizma seviyelerimiz birbirimizden farklı olsa da, hepimizin ortak bir ihtiyacı var: Sağlıklı ve huzurlu bir uyku.


Eğer s&uuml;rekli olarak uykuya dalma veya uykuda kalma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız aşağıdaki maddeler size daha iyi bir uyku d&uuml;zeni getirmek a&ccedil;ısından yardımcı olabilir. 

...	✓	Bir &ccedil;ok araştırma, d&uuml;zenli uyuma ve uyanma saatleri olan bir insanın daha sağlıklı ve rahat bir şekilde uyuyabildiğini g&ouml;stermektedir.   Her g&uuml;n, veya en azından başlangı&ccedil; olarak m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar aynı saatlerde yatağa girmeye ve yine aynı saatlerde sabah uyanmayı deneyin.


...Her t&uuml;rl&uuml; ışık kaynağı, siz farkında bile olmadan beyninize uyanma sinyalleri g&ouml;nderir ve uyku d&uuml;zeninizin karışmasına neden olabilir.


...(Televizyonu yatakta seyrederken kapatıp hemen uykuya ge&ccedil;mek, veya yatakta diz&uuml;st&uuml; bilgisayarla &ccedil;alışmak gibi&hellip;) Bu faaliyetler beynin işleyişini s&uuml;rd&uuml;rerek rahat bir uyku başlangıcını engelleyebilir.   Bu faaliyetlerin yerine, bir ka&ccedil; dakikalık &ccedil;ok basit bazı meditasyonlar yaparak huzurlu bir uyku i&ccedil;in hazırlık yapabilirsiniz (Yavaş&ccedil;a 1'den 10'a saymak, her sayıda da derin nefes alıp vermek gibi&hellip;)


...	✓	Eğer yatmadan hemen &ouml;nce kitap okumaktan keyif alıyorsanız, se&ccedil;tiğin kitap konusunun beyninizi fazla &ccedil;alıştırmaktan ziyade rahatlatıcı bir konu olmasına &ouml;zen g&ouml;sterin.


	✓	Gece yudumlarından vazge&ccedil;in: Alkol almak her ne kadar insanı gevşetip uyku haline sokabilse de, etkisi ge&ccedil;tik&ccedil;e uyku kalitesini azaltabilir ve uyku aşamaları arasında ge&ccedil;iş bozukluklarına neden olabilir.
]]></content:encoded></item><item><title>Anlad&#x131;n m&#x131;..?</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2010-02-28T13:42:53+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/anladin_mi.html#unique-entry-id-23</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/anladin_mi.html#unique-entry-id-23</guid><content:encoded><![CDATA[Tıpkı onlar gibi, bu kuralların da bazıları b&uuml;k&uuml;lebilir, bazıları ise tamamen kırılabilir&hellip; Anladın mı?"


...Neden sonradır ki bu filmin esas mesajını almaya başlayabilmem i&ccedil;in aradan tam 10 yıl ge&ccedil;mesi gerekti. 2009 yılının yine bir Pazar g&uuml;n&uuml;yd&uuml; ve "mesaj" alası bir moddaydım.   "Yolu bilmek ile yolda y&uuml;r&uuml;menin farklı olduğu" mesajını ilk defa net ve belirgin bir şekilde aldığım zamanlardı, her ne kadar uygulamaya ge&ccedil;mesi i&ccedil;in yine aradan bir s&uuml;re ge&ccedil;mesi gerekse de.


...Bug&uuml;n ise, filmi abartısız belki ikiy&uuml;zellinci seyredişimde, "ben bu mesajı nasıl oldu da daha &ouml;nce almadım" dedirten sahnenin "ger&ccedil;ekten" farkına vardım: Esas oğlan Neo, Matriks'ten &ccedil;ıkışını takip eden ilk eğitiminde Morpheus ile d&ouml;v&uuml;ş antrenmanı sahasında karşılaşıyor. 

...Tıpkı onlar gibi, bu kuralların da bazıları b&uuml;k&uuml;lebilir, bazıları ise tamamen kırılabilir&hellip; Anladın mı?"


...Ve şimdi ister istemez, erdemli Morpheus'un da gazını alarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum: Acaba mevcut yaşamımda varolduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m sıkıntılarla ilgili, hangi kuralları esnetemiyorum veya kıramıyorum? 

...Tıpkı bir bilgisayar gibi, ona verdiğimiz komutları yerine getirebiliyor ve bu komutlar doğrultusunda insan &ouml;ld&uuml;rmekten veya &ccedil;evreyi katletmekten tutun da y&uuml;zbinlerce insana fayda sağlayabilecek dev projeleri ger&ccedil;ekleştirmeye kadar yaygın bir &ccedil;er&ccedil;evede işler yapabiliyor. ...  Her bilgisayarda da olduğu gibi, yazılım kısmı olmadan, o bilgisayar sadece bu d&uuml;nya &uuml;zerinde bir k&uuml;tleye sahip, belli bir metrekare yer kaplayan fiziksel bir eşya olmanın &ouml;tesine ge&ccedil;emiyor. 

...Eğer yaşamımızda -yani realitemizde- bir sıkıntı, bir eksiklik, bir yanlışlık veya bir uyuşmazlık hissediyorsak, bu işleyiş şekline tersten bakalım: Bulunduğumuz noktaya hangi se&ccedil;imlerimiz sonucunda geldik ve bu se&ccedil;imleri ger&ccedil;ekleştiren donanımlarımızı hangi yazılımlarımız y&ouml;netti?


...		Mutsuzum ve nedenini bilmiyorum&hellip; (Realitemizi yaratan se&ccedil;imlerimiz "ben mutlu 		olmayı hakediyorum ve bunun i&ccedil;in gerekeni yapıyorum" kıvamında bir yazılımla 		destekleniyor mu?)
]]></content:encoded></item><item><title>Kafam &#x15e;i&#x15f;ti Art&#x131;k&#x21;</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2010-02-10T22:10:55+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/kafam_sisti_artik.html#unique-entry-id-21</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/kafam_sisti_artik.html#unique-entry-id-21</guid><content:encoded><![CDATA[Kendisine &ccedil;ay ikram eden usta, profes&ouml;r&uuml;n elinde tuttuğu bardak tamamen doluncaya kadar &ccedil;ay d&ouml;ker ve bardağın artık taşmasına rağmen d&ouml;kmeye devam eder. ...  İşte o zaman usta der ki: &ldquo;...tıpkı bu bardak gibi, sen de kendi fikir ve yargılarınla ağzına kadar dolusun. 

...İki yılı aşkın bir s&uuml;redir, yani d&uuml;nyanın tek merkezinin ben olmayabileceğini idrak etmeye başladığım zamandan beri, s&uuml;rekli dışardan topladığım bilgiler ve deneyimlerle kendi dağarcığımı genişletmek ve iyileştirmek i&ccedil;in uğraşıyorum. 

...Tıpkı yukarıdaki &ouml;rnekte olduğu gibi, alış kapasitemin şimdilik sonuna geldiğimin ve bundan sonra daha yeni şeyler almak istiyorsam artık biraz boşaltma zamanının geldiğini hissediyorum.   En son ge&ccedil;en g&uuml;n, yine yeni bir d&uuml;ş&uuml;nce tarzı hakkında merakla bir şeyler okurken ve okuduğumu anlamaya &ccedil;alışırken, almaya &ccedil;alıştığım şeyler zihin bardağımdan taşıp b&uuml;t&uuml;n masayı ıslatmış olmasına rağmen hala hissetmediğim damlalar halinde artık masadan da aşağıya d&ouml;k&uuml;l&uuml;p ayaklarımı ıslatınca anladım neler olup bittiğini.

...Tam olarak kafatasımın her iki yanında, g&ouml;zlerimden dışa doğru sağ ve solda 3&rsquo;er cm mesafede, alnımın her iki yanında ve bazen de tam ortasında! 

...Bizi korumak, g&uuml;vende olmamızı sağlamak a&ccedil;ısından bize ger&ccedil;ekten yardımcı mı oluyorlar, yoksa yeni ve temiz d&uuml;ş&uuml;ncelerin kafamızda yer almasını engelleyici bir yer mi teşkil ediyorlar?

...Artık basit bir &ldquo;Tanrı mektubu&rdquo;nu &ccedil;evirirken bile sıklıkla konudan saptığımı, d&uuml;ş&uuml;ncelerimin başka yerlere gittiğini ve en nihayetinde ekrana yazılan kelimelerin &ldquo;tanrı&rdquo;dan gelmediğini g&ouml;r&uuml;yorum. 

...İşte bu y&uuml;zden, bu ve bundan sonraki bir ka&ccedil; yazımda yazacaklarım tamamen kendi zihnimden ge&ccedil;enlerden, kendi kafamda oluşturacaklarımdan ve kendi yaşadığım deneyimlerimden ibaret olacak.

...Belki bir bakarız ki &uuml;&ccedil;y&uuml;zbin internet sayfasını dolaştıktan sonra hala ulaşmak istediğim esas ________ şeye (burayı doldurabilsek zaten sıkıntı kalmayacak) kendi kafamdan akan bir yazıda rastlayıveririm.]]></content:encoded></item><item><title>&#x15e;eytan&#x131;n &#x130;&#x15f;i Bunlar&#x21;</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2010-01-27T09:01:42+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/seytanin_isi_bunlar.html#unique-entry-id-20</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/seytanin_isi_bunlar.html#unique-entry-id-20</guid><content:encoded><![CDATA[Hani hayatta hi&ccedil; bir şey tesad&uuml;f değildir diyoruz ya, bu zamanlamanın da tesad&uuml;f olmadığına ve gelen her şeyin en doğru zamanında geldiğine dair sorgusuz bir inancım var.


...Bu durum her ne kadar kendim dahil bir &ccedil;ok insanda hayretler uyandırsa da, filmin ancak i&ccedil;erdiği mesajı alabileceğim kıvama geldikten sonra karşıma &ccedil;ıkması m&uuml;thiş bir hazzı beraberinde getirdi. 

...Tabii ki filme giderken, onun bilim-kurgudan ve animasyondan ibaret bir &ccedil;&ouml;p olduğu &ouml;nyargısı taşıdıysam da, &ouml;zellikle &ouml;nyargılarıma y&ouml;nelik aldığım bildirimler sayesinde b&uuml;t&uuml;n bahsettiğim bu "mesajlaşma" daha da haz verici bir hal aldı.


...Tabii bir de ş&ouml;yle bir şey var: Diyelim ki bir film belirli bir mesajla benim hayatıma girmeye karar verdi ve her ne şekilde olursa olsun yolunu benim bilgisayarıma, televizyonuma, iPod'uma d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;.   Bu noktadan sonra, benim mesajı ne kadar alıp almamayı istememle alakalı olarak uyuya kalabilirim, sıkılabilirim, acele işim &ccedil;ıkabilir (!), acıkabilirim veya almam gereken eden mesaj d&uuml;ped&uuml;z işime gelmediği i&ccedil;in belirsiz bir sebeple filmi kapatabilir ve sonraki bir zamana atabilirim.


...İşte bug&uuml;n&uuml;n konusunu ve yazının başlığını oluşturan mesaj ise, ta 2000 senesinde sinemalarda oynayan, ancak ilk defa bug&uuml;n seyrettiğim (daha doğrusu seyretmeyi bitirdiğim) Bedazzled (Şaşkın) filminden geldi. 

...Her ne kadar filmde olan biteni anlatarak bu saatten sonra seyredecek olanların heyecanını mahvetmek istemesem de (şimdiye kadar neredeydiniz? :) ), bazı noktalardan bahsetmeden ge&ccedil;emeyeceğim (evet, katil hizmet&ccedil;i ama bunu okunmamış varsayın).


...Kurduğu oyuna Şaşkın'ın ilk başta katılmak istemesi &uuml;zerine de, yakından tanıdığımız duygu s&ouml;m&uuml;r&uuml;s&uuml; ve &ouml;zendirme taktiklerini kullanarak onu en nihayetinde ağına d&uuml;ş&uuml;rerek teslim s&ouml;zleşmesini imzalamasını sağlıyor (mesaj 2: uygulanan &ccedil;eşitli taktikler).


Film işte bu noktadan sonra komik ve g&uuml;ld&uuml;ren, ancak yeri geldiğinde de g&uuml;l&uuml;msemelerin arasına "ya evet aslında" diye d&uuml;ş&uuml;nceler sokan enteresan bir hal alıyor.   Şaşkın'ın ilk dileklerinden bir &ccedil;oğu tabii ki para, pul, g&uuml;&ccedil;, hoşlandığı kadının ona aşık olması, pop&uuml;lerlik ve ş&ouml;hret gibi unsurlardan oluşurken, hemen ardından "tam ve net olarak tanımlanmamış herhangi bir dileğin" nasıl bumerang gibi geri d&ouml;nerek bize &ccedil;arpabileceğini ve bizi olduğumuzdan daha da k&ouml;t&uuml; bir hale sokabileceğini g&ouml;r&uuml;yoruz (mesaj 3, 4, 5, 6&hellip;..47, 48!).
]]></content:encoded></item><item><title>Mutlu Olma Al&#x131;&#x15f;kanl&#x131;&#x11f;&#x131;</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-12-01T22:59:23+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/mutlu_olma_aliskanligi.html#unique-entry-id-19</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/mutlu_olma_aliskanligi.html#unique-entry-id-19</guid><content:encoded><![CDATA[Terazinin &uuml;zerindekileri kaldırdığında iğnenin ortaya gelmesi gibi, mutluluk da bir orta noktadaki bir eşitliktir aslında. 

...Başına gelen herhangi bir olayın illa ki seni mutluluk halinden &ccedil;ıkarması gerektiğini kim s&ouml;yledi? 

...Ama yine de, kendini mutsuz hissettiğin anların sonrasında bile mutluluk bir şekilde tekrar geliyordu değil mi hayatına?


...Oysa ki bu mutluluk denen dost kayet keyifli bir şekilde senin yanında kalıyor.


...Ben sana işini veya evini kaybettiğinde de mutlu olabileceğini s&ouml;yl&uuml;yorum. 

...Başına gelenleri sen &ouml;yle bir şekilde yorumluyorsun ki, bunun sonucunda mutsuzluğu en &ouml;n sıraya oturtuyorsun.


...Ama bil ki yaşamın kendisinde başarısız olman diye bir şey s&ouml;z konusu değil.


...Zaten işini kaybetmen de sadece bu anlama geliyor, başka bir anlama değil. 

...Peki ya bu d&uuml;nyada evini kaybetmek veya işini kaybetmek arzu edilen şeyler olsalardı, o zaman kendini nasıl hissederdin? ...  Ya b&ouml;yle bir kayıp seni ileride bir yıldıza d&ouml;n&uuml;şt&uuml;recek olsa, o zaman da mutsuz hisseder miydin kendini?
]]></content:encoded></item><item><title>H&#x131;rpalama Fark&#x131;ndal&#x131;&#x11f;&#x131; ile &#x130;&#x15f; Bitirmek</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-11-06T20:28:40+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/hirpalama_farkindaligi.html#unique-entry-id-18</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/hirpalama_farkindaligi.html#unique-entry-id-18</guid><content:encoded><![CDATA[İşte bunu yaparak, bitmekte olan g&uuml;ne ait kalan işlerimi biraz daha yoğunlaştırım ve kendimden olan beklentilerimi iyice artırarak, bir ka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde b&uuml;t&uuml;n bu yapılmamışlığı telafi edebileceğime karar veririm.


...&Ccedil;&uuml;nk&uuml; o g&uuml;n&uuml;n kaldırabileceğinden daha y&uuml;ksek hedefler koyduğum zaman, ve tabii ki g&uuml;n sonunda onların da tamamını ger&ccedil;ekleştiremediğim zaman, tamamlanmamışlığın &uuml;zerimdeki baskısı da en az o hedefler kadar y&uuml;ksek oluyor. 

...Eğer b&ouml;yle bir kısırd&ouml;ng&uuml; senaryosu bize tanıdık geliyorsa, g&uuml;n i&ccedil;inde kendimize daha az baskı yapmak ve aslında daha &ccedil;ok iş halletmek istiyorsak, bazı y&ouml;ntemler kullanarak y&uuml;k&uuml;m&uuml;z&uuml; hafifletebilir ve kendimizi tekrar hayatımızın rayına sokabiliriz.


...Bu sayede, ger&ccedil;ekten &ouml;nemli olan işleri ilk sıralara alırken, daha az &ouml;nem arz eden ve biraz daha rahatladıktan sonra da yapabileceğimiz işleri bir s&uuml;reliğine kafamızdan &ccedil;ıkarabiliriz.


Bu sıralamayı yaparken, eğer birinci aciliyet ve &ouml;nem sırasına aday bir &ccedil;ok yapılacak şeyle karşılaşıyorsak, hemen oracıkta, bir &ccedil;ok se&ccedil;im konusunda da &ccedil;ok işe yarayan "Yaparsam ne olur? 

...Bu kelimeleri tırnak i&ccedil;inde yazıyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; ilk bakıldığında olumsuz ve sıkıcı kavramlar gibi g&ouml;r&uuml;nseler de, aslında hepsinin &ouml;z&uuml;nde bizi daha da yukarı &ccedil;ıkarma amacı yok mu? 

...Bu yeni m&uuml;cadeleleri ilk etapta neşeli parti balonlarıyla karşılamasak da, zamanı geldiğinde, şimdi de yaptığımız gibi geriye d&ouml;n&uuml;p "Her şey, olabilecek en m&uuml;kemmel ve en hayırlı şekilde gelişmiş" diyeceğimize eminim.


Eğer bu yazı i&ccedil;imizde bir yere dokunuyorsa, demek ki şimdi word'&uuml;, excel'i a&ccedil;ma, kalemi, kağıdı, lokantadaki pe&ccedil;eteyi, arabanın koltuğu arasında sıkışmış 2008 tarihli s&uuml;permarket fişini alma ve yapmamız gereken şeyleri arkasına yazma zamanı.


...Oysa yavaş ve teker teker el atarsak, her bitirdiğimiz işin sonunda harika bir &ouml;d&uuml;l bizi bekliyor olacak: İşte şimdi fosforlu kalemimizi &ccedil;ıkaralım, o g&uuml;n bitirdiğimiz işin &uuml;zerini g&uuml;zelce &ccedil;izelim* ve giderek ay&ccedil;i&ccedil;ek tarlasına benzeyen listemize keyifle bakarak kendimizi kutlayalım.


...gibi her bir harfi m&uuml;kemmel bir şekilde sarı alan i&ccedil;ine almaya &ccedil;alışıyor ve bu sebeple aynı madde &uuml;zerinden &uuml;&ccedil; beş defa ge&ccedil;iyorsak yalnız olmadığımızı hatırlayalım, fakat bunu yine de bir d&uuml;ş&uuml;nelim. :-)]]></content:encoded></item><item><title>Sevgi &#xdc;lkesi</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-11-01T17:05:32+02:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/sevgi_ulkesi.html#unique-entry-id-14</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/sevgi_ulkesi.html#unique-entry-id-14</guid><content:encoded><![CDATA[Hafif bir şekilde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmek benim hoşuma gidiyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; beni d&uuml;ş&uuml;nmek senin g&uuml;n&uuml;n&uuml; hafifletiyor ve aydınlatıyor.   Tam olarak Noel Baba gibi değilim, ama zaten sen ne demek istediğimi anlıyorsun. 

...Zaman zaman benim, etrafındaki sevdiğin insanları ve yaşadığın mutlu anları elinden alan bir varlık olduğumu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor olabilirsin. 

...Ger&ccedil;i yaz mevsiminin bitmesinden dolayı bir h&uuml;z&uuml;n duyuyor olabilirsin, ama yine de bilirsin ki t&uuml;m mevsimler yerli yerindedir. ...  Ve sen sevgi &uuml;lkesine geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde, aynen bu şekilde olmaya devam edecekler. 

...Ağa&ccedil;tan toplanmayan ve yere d&uuml;şerek &ccedil;&uuml;r&uuml;yen elmanın da i&ccedil;inde 'iyi'lik vardır.


Doğum dediğin şeyde 'iyi'lik olduğu gibi, &ouml;l&uuml;mde de vardır. ...  Ancak, &ouml;l&uuml;m de benim size verdiğim bir hediyedir ve en nihayetinde &ouml;l&uuml;mle bir araya geleceksiniz. 

...İşte bu d&uuml;nyadaki yaşamın d&ouml;ng&uuml;s&uuml; de bu şekilde devam ediyor.


Bir &ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;r ve &ouml;nce gen&ccedil;, sonra yetişkin, en sonunda da yaşlı bir insan olur. ]]></content:encoded></item><item><title>B&#xfc;t&#xfc;ne Katk&#x131;da Bulunmak &#x130;&#xe7;in...</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-09-13T01:26:32+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/butune_katkida_bulunun.html#unique-entry-id-13</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/butune_katkida_bulunun.html#unique-entry-id-13</guid><content:encoded><![CDATA[Artık neredeyse hepimizin g&uuml;nl&uuml;k hayatında bir bilgisayara ve internet bağlantısına erişimi var.   Kendi işlerimizin yanı sıra, bu imkanı b&uuml;t&uuml;ne katkı sağlamak i&ccedil;in de kullanabiliriz. 

...Bazı hayır kurumları, internet sitelerinde &ouml;zel şirketlerin reklamlarını yayınlayarak, siteyi ziyaret eden ve bu ilanlara tıklayan kişiler sayesinde para kazanarak bu geliri faydalı ama&ccedil;lar i&ccedil;in kullanabiliyor.   Siz de aşağıdaki resimlerin &uuml;zerine basın ve a&ccedil;ılan sayfalarda &ldquo;Click Here to Give - It&rsquo;s FREE!&rdquo; 

...Her tıklama i&ccedil;in, reklam veren sponsor şirketler a&ccedil; insanlara 1,10 kap yemek ulaşmasını sağlıyor.


...Her tıklama ile, ihtiyacı olan bir kadına &uuml;cretsiz mammografi hizmeti sağlanıyor.


...Her tıklama ile, ihtiyacı olan &ccedil;ocuklara &uuml;cretsiz sağlık hizmeti sağlanıyor.


...Her tıklama ile, ihtiyacı olan &ccedil;ocuklara okuma yazma &ouml;ğretiliyor.


...Her tıklama ile, 1 metrekarelik yağmur ormanı koruma altına alınıyor.


...Her tıklama ile, barınak hayvanlarına 0,60 kap mama ulaşması sağlanıyor.
]]></content:encoded></item><item><title>Bireysel Finans&#x131;n Yeni 10 Emri</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-08-28T12:25:37+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/bireysel_finansin_10_emri.html#unique-entry-id-11</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/bireysel_finansin_10_emri.html#unique-entry-id-11</guid><content:encoded><![CDATA[Bu durum &ccedil;ok basit mantık eseri ve yapması &ccedil;ok doğalmış gibi g&ouml;r&uuml;nse de, bir s&uuml;reliğine aylık bir b&uuml;t&ccedil;e yapıp incelersen, belki de s&uuml;rekli kazandığından daha fazlasını harcadığının şaşırarak farkına varabilirsin.   Kısa veya uzun vadede borca girerek mutsuzluk ve sıkıntı yaratacağı kesin olan gelir/gider dengesizliğini, başından beri hesabını iyi yaparak hayatından uzak tutabilirsin.


...Bu insanlar, ihtiyaclarını almak i&ccedil;in yeterli kaynak ellerinde ise satın aldı, ellerinde değilse ya ihtiya&ccedil;larını g&ouml;zden ge&ccedil;irdi, ya da yeterli kaynağa sahip olana kadar sabretti ve bu ihtiyacı ancak o zaman giderdi.


...Eğer o anda cebinde yeterli nakit paran yoksa, yapacağın alışveriş o an i&ccedil;in belki zannettiğin kadar elzem değildir.


...Alışveriş esnasında taksit yaparak, aslında &ccedil;ok da para harcamadığımızı zannetmek, i&ccedil;ine d&uuml;şmek a&ccedil;ısından hi&ccedil; de zor bir yanılgı değil. 1000 liralık bir malı 12 taksitle alırken, ayda sadece (!) 

...Elimizdekini yenisi ile değiştirmeye karar verdiğimizde, eskisi ger&ccedil;ekten de &ouml;mr&uuml;n&uuml; bitirmiş oluyor mu, yoksa daha uzun yıllar bize hizmet edebilecekken onu emekliye mi ayırıyoruz?   Bir &uuml;r&uuml;n&uuml; satın almak i&ccedil;in kasaya g&ouml;t&uuml;r&uuml;rken, sadece beş saniyemizi ayırıp bu soruyu sorarak, i&ccedil;imizden gelecek cevaba g&ouml;re belki de bu harcamanın şimdilik o kadar da gerekli olmadığına karar verebilir, hatta belki de o &uuml;r&uuml;n&uuml; tamamen satınalmaktan vazge&ccedil;ebiliriz.


...Eğer yeni bir &uuml;r&uuml;n veya hizmete ger&ccedil;ekten de &ccedil;ok ihtiyacın varsa, bu ihtiyacı reklam panolarının veya televizyon reklamlarının y&ouml;nlendirmeleriyle değil, i&ccedil;inde varolan erdemin doğru y&ouml;nlendirmeleri sayesinde zaten hissedersin.


...B&uuml;t&ccedil;e yapmak, zannedildiği gibi sıkıcı ve kısıtlayıcı olmasının tam aksine, yaptığın harcamaları ve paranın nereye gittiğini net bir şekilde g&ouml;rebilmek a&ccedil;ısından &ccedil;ok işe yarar. 

...Bu sayede, beklenmedik bir olay ile karşılaşırsan, bir de finansal kaynak yaratmak sıkıntısını yaşamazsın ve olayın daha da &ccedil;abuk &uuml;stesinden gelmenin yollarını bulabilirsin.
]]></content:encoded></item><item><title>Sen D&#xfc;nyan&#x131;n 8. Harikas&#x131;s&#x131;n</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2008-04-28T14:51:13+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/sen_harikasin.html#unique-entry-id-9</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/sen_harikasin.html#unique-entry-id-9</guid><content:encoded><![CDATA[Kitaplar senden bahsetmiyor olabilir, ancak sen fevkalade bir harikasın. <br /><br />Sen d&uuml;nyanın ilk harikasısın. <br /><br />Benim g&ouml;zlerim ve y&uuml;reğim seni yarattığım i&ccedil;in parıldıyor.</p><p>Yanlış anlama, t&uuml;m yarattıklarımı seviyorum, ama en &ccedil;ok ilgimi verdiğim Sen&#39;sin.</p><p>Kendime herg&uuml;n sorarım, &quot;Benim Sevgilim bug&uuml;n nasıl?...  Ve evrende seni bulur, kollarıma alır ve nasıl olduğunu anlamak i&ccedil;in g&ouml;zlerinin i&ccedil;ine bakarım. <br /><br />Ben tabii ki senin aslında nasıl olduğunu biliyorum.   Ama ben senin g&ouml;zlerine, kendinin nasıl olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rmek i&ccedil;in bakarım.</p><p><em>&quot;Benim ayrıcalıklı &Ccedil;ocuğum bug&uuml;n kendisini nasıl hissediyor?  &quot;.</em> <br /><br />Aslında herşey benim i&ccedil;in ayrıcalıklı, ve inanır mısın, herkesin mutlu veya mutsuz nasıl olduğunu g&ouml;rmek i&ccedil;in yapmam gereken tek şey senin g&ouml;zlerine bakmak.</p><p>Senin g&ouml;zlerinin i&ccedil;inde, herşey apa&ccedil;ık ortada.</p><p>Bu hayatta ger&ccedil;ek olan ile senin d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n genellikle iki ayrı şeydir. ...  Ve ben de ger&ccedil;ek olanım. <br /><br /><strong>Ama yine de sen benden ziyade egona inanmayı tercih ediyorsun.</strong> <br /><br />İşte bu bir muamma ve benim hayatta g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m inanması en zor şey.   Ufacık değersiz şeyleri kocamanmış gibi g&ouml;steren bir delinin anlattığı hikayeyi sen b&uuml;t&uuml;n dikkatinle dinliyorsun fakat benim s&ouml;ylediklerim bir kulağından girip diğerinden &ccedil;ıkıyor. <br /><br />Bu durum &ouml;yle bir hal almış ki sen egonu asıl ger&ccedil;ekten ayıranın ne olduğunun farkında bile değilsin. ...  Meşe palamudu ağacın hemen dibine d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r, ancak yine de kendini cennetten fırlatılıp atılmış değersiz bir &ccedil;&ouml;p gibi hisseder.</p><p>Oysa &ouml;r&uuml;len ince sevgi ağları meşe palamudunu benim kalbimdeki Anne Ağa&ccedil; ile daima uyum ve bağlantı i&ccedil;inde tutar. ...  <br /><br /><strong>Sana karşı olan sevgimin farkına var, o zaman ş&uuml;phe yok olur gider, elinde saf sevgi kalır.</strong></p><p>D&uuml;ş&uuml;nsene, kendisi tamamen sevgiden oluşan bir tanrı ne kadar da &ccedil;ok sevebilir... <br /><br />Bir tanrının evladı kendine ne kadar da &ccedil;ok sevgi &ccedil;ekebilir, kendisi o yaratanın bir par&ccedil;ası iken... <br /><br />G&uuml;neşin parlaması, nehirlerin akması ve &ccedil;i&ccedil;eklerin a&ccedil;ması i&ccedil;in ne kadar sevgi gereklidir? ...  <br /><br /><strong>Cennetin t&uuml;m sevgisi sana verilmiş durumda, onunla ne yapacağın tamamen senin kendi se&ccedil;imin.</strong></p><p>Bu y&uuml;ce sevginin farkına varmanı, kabul etmeni ve ardından paylaşmanı diliyorum.   Ben sana sevgiyi bundan &ccedil;ok &ouml;nce, yaradılıştan bile &ouml;nce verdim ve b&uuml;t&uuml;n bu s&uuml;re boyunca bu sevgi senin. ]]></content:encoded></item><item><title>Korsandan Kurtulmak</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2008-06-28T16:21:23+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/korsandan_kurtulmak.html#unique-entry-id-8</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/korsandan_kurtulmak.html#unique-entry-id-8</guid><content:encoded><![CDATA[Hen&uuml;z beş yaşında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocukken, bu bilgisayarın teybine yerleştirdiğim kasedin &uuml;zerinde ne yazdığı, elle mi yoksa matbaa ile mi yazıldığı, kasedin markasının yabancı mı yoksa yerli mi olduğu benim i&ccedil;in hi&ccedil; mi hi&ccedil; &ouml;nemli değildi. <br /><br />Dedim ya, hen&uuml;z beş yaşındayım, kasedin bir T&uuml;rk markası olmasına ve &uuml;zerine adi el yazısı ile yazılmış olmasına rağmen ekranda &ccedil;ıkan yazıların İngilizce olmasının nedenlerini hi&ccedil; de sorgulamıyordum. <br /><br />Benim i&ccedil;in koca d&uuml;nyada &ouml;nemli tek bir şey vardı.   Kafa ayarını yapıp oyunun y&uuml;klenmesi ve anlamadığım yabancı se&ccedil;eneklerden kurtulduktan sonra ekrana adamların gelmesi ve dan dun dan dun ateş etmem. <br /><br />O zamanlar d&uuml;nya bu kadar da dijital değilken, belli olmazdı kafa ayarının tutup tutmadığı, oyunun başlayıp başlamayacağı. <br /><br />Ne utanmazmışım ben demek ki, birleştirirdim ellerimi Tanrı&#39;ya dua ederdim; l&uuml;tfen ayar tutsun l&uuml;tfen oyun başlasın diye... <br /><br />Elalemin fikrini, &uuml;r&uuml;n&uuml;n&uuml; &ccedil;almak, verdikleri &ccedil;abaya ve emeğe hi&ccedil;bir saygı g&ouml;stermeden kullanmak, &uuml;st&uuml;ne &uuml;stl&uuml;k bir de Tanrı&#39;nın adını kullanarak bu hırsızlıktan faydalanmak işte ilk defa o yaşımda girmiş hayatıma.</p><p>Aradan yıllar, nesiller ge&ccedil;ti, bilgisayarlar gelişti, dijital d&uuml;nyaya girdik. ...  İnanılmaz bir mutluluktu, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o şarkıyı dinlemek i&ccedil;in ne yerimden kalkıp m&uuml;zik mağazasına gitmiştim, ne onu bir s&uuml;re dinledikten sonra geri vermem gereken bir arkadaşımdan &ouml;d&uuml;n&ccedil; almıştım, ne de ona sahip olmak i&ccedil;in tek kuruş para harcamıştım.   Deli bir m&uuml;zik tutkunu olarak cennetin vaadedilen kapıları &ouml;n&uuml;mde a&ccedil;ılmıştı ve benim i&ccedil;in d&uuml;nyada artık tek bir ama&ccedil; vardı: Daha fazlasını elde etmek, daha da fazlasını, hayır bunlar da yetmez, hepsini!...  G&ouml;ğs&uuml;m&uuml; gere gere <em>bendeki arşivin piyasa değeri var yaa, herhalde yirmi otuz bin doları bulur,</em> derdim. </p><p>Ne kadar da aptalmışım.</p><p>Aylar &ouml;nce, sevdiğim ve &ccedil;ok saygınlık duyduğum bir b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;m<em> &#39;Sen sadece insanların emeğini &ccedil;almıyorsun. ...  Şimdiki aklımla d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da, bu ne k&ouml;rl&uuml;k, bu ne duyarsızlık... <br /><br />Ve ben ka&ccedil;ak program kullanarak yaptığım işlerden daha fazla gelir elde etmeyi umuyorum.</p><p><strong>D&uuml;n korsandan tamamen &ouml;zg&uuml;r yaşama bir adım daha yaklaştım. ...  Klas&ouml;rler dolusu program bilgisayarın &uuml;cra k&ouml;şelerinden tutulup &ccedil;&ouml;p kutusuna doğru s&uuml;r&uuml;klenirken, Matrix filminde olduğu gibi zamanın ve hareketlerin yavaşladığını, vazge&ccedil;mek i&ccedil;in son bir iki saniyem olduğunu hissettim. <br /><br /><strong>Ancak insan azmi enteresan bir kuvvet. <br /></strong><br />Yılların sahte g&uuml;venlik yorganını yakarken bile insana değişik bir haz ve umut veriyor. ...  Tabii ki, bilgisayarın &ccedil;&ouml;p kutusunu boşaltıp programların geri gelme ihtimalini sıfırladığım anda g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n yarılarak cennetin kapılarının bana vaadedildiğini, meleklerin koro sesleri i&ccedil;inde gelen tasarım taleplerinin ardı ardına benim &quot;<em>beğenime</em>&quot; sunulduğunu s&ouml;ylemek isterdim. <br /><br />Bu dediklerim olmadı. ...  Tabii ki bu s&uuml;re benim ihtiyacım olandan &ccedil;ok daha uzun bir s&uuml;reydi ve ben haz alarak yaptığım işi gereken zamanda teslim ettim.</p><p>Tasarım konusunda belki cennetin kapıları g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde a&ccedil;ılmamıştı ama, o an elimde olan iş konusunda ihtiyacım olabilecek her t&uuml;r programın Internet &uuml;zerinde ya deneme s&uuml;r&uuml;mlerinin ya da &uuml;cretsiz versiyonlarının olduğunu keşfettim. ...  &Ccedil;oğumuzun da zaman zaman hissetmiş olabileceği gibi, bu konudaki i&ccedil; huzurumu aktarabilmem konusunda kelimeler yetersiz kalıyor.</p><p><strong>Eğer bilgisayarınızda bedeli &ouml;denmemiş, size ait olmayan herhangi bir m&uuml;zik, film, program ve benzeri &#39;varlıklar&#39; var ise, sizi onlardan kurtulmanın heyecanını yaşamaya davet ediyorum.</strong></p><p><em>&quot;Ama ben m&uuml;ziklerim olmadan yapamam, s&uuml;rekli yeni m&uuml;zikler dinlemem gerekiyor&quot;</em> diyorsanız benimle irtibata ge&ccedil;in, size nasıl hayatınızın geri kalanı boyunca bir şarkıyı bile iki kere dinlemeye mecbur kalmadan, tamamen &uuml;cretsiz kaynaklardan yeni m&uuml;zikler bulabileceğinizi g&ouml;stereyim. </p><p><em>&quot;İşim gereği kullandığım ofis programları var ama &ccedil;ok pahalı oldukları i&ccedil;in satın alamıyorum&quot;</em> diyorsanız benimle irtibata ge&ccedil;in, size nasıl aynı işleri yapacak programları tamamen &uuml;cretsiz temin edebileceğinizi g&ouml;stereyim.</p><p>İnanın bana ger&ccedil;ekten istedikten sonra, tam da ihtiyacınız olan bilgi teknolojisi &ouml;yle ya da b&ouml;yle, bir şekilde yolunu sizin ekranınızdan ge&ccedil;iriyor.</p><p><br />Şimdi &ouml;nceden sorduğum soruma gelirsek... <br /><br /><strong>Bir insanın bilgisayarında hi&ccedil;bir ka&ccedil;ak &uuml;r&uuml;n kullanmıyor olması nasıl bir duygu?]]></content:encoded></item><item><title>&#x15e;imdi Harekete Ge&#xe7;&#x21;</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2008-07-24T11:19:52+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/simdi_harekete_gec.html#unique-entry-id-7</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/simdi_harekete_gec.html#unique-entry-id-7</guid><content:encoded><![CDATA[</strong></p><p><br />Sırtlandığın b&uuml;t&uuml;n y&uuml;klerine rağmen, işte sana yapman gereken basit birşey: Eksik olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n şeyin hayatında varolduğunu hayal et. ...  Hayata dair &ouml;n&uuml;nde hangi engeller varsa, onların arkanda kaldığını d&uuml;ş&uuml;n.</p><p><strong>Şimdi sanki t&uuml;m dertlerinden arınmış&ccedil;asına harekete ge&ccedil;. ...  Olumlu bir bi&ccedil;imde yeniden başla.</strong> <br /><br />Harekete ge&ccedil;meden &ouml;nce, onunla her konuda uzlaşmaya varılması gerektiğini mi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun?   Sen kendinin daha iyi bir versiyonu olarak harekete ge&ccedil;mek i&ccedil;in herkesle ve her konuda uzlaşmak zorunda değilsin.</p><p>Burada demek istediğim kendini veya başkalarını aldatman değil, hi&ccedil;birşeyin seni harekete ge&ccedil;men konusunda engellemesine izin vermemen gerektiğidir. ...  Ben ise artık ileriye doğru hareket etme zamanının geldiğini s&ouml;yl&uuml;yorum.</p><p>Sana kendinin veya başkalarının hakkını yemen veya saygısızca olayları g&ouml;rmezden gelmen gerektiğini de s&ouml;ylemiyorum.   Sadece mevcut durumun varlığını kabul et ve sonra harekete ge&ccedil;. <br /><br /><strong>Harekete ge&ccedil;meden &ouml;nce, dağılmış onlarca par&ccedil;anı tekrar bir araya getirmeyi beklemek zorunda değilsin.</strong> <br /><br />Ayak parmaklarından biri incinse yavaş yavaş da olsa y&uuml;r&uuml;yebilirsin, değil mi?   Karanlıkta bile en azından g&ouml;zlerini a&ccedil;abilirsin.</p><p><strong>Bulunduğun şartlar ne olursa olsun, kendini onlardan sıyırabilirsin.</strong> <br /><br />Zaten kendini onlardan sıyırmalısın, aksi halde onlar seni olduğun yere bağlayacaklardır. <br /><br />Etrafını sardığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n herhangi bir şeyden bağımsız olarak, aslında istediğin halin olabilirsin.   &Ccedil;evrenden birisi kaba veya nezaket dışı davranıyor olsa bile, bu senin aynı şeyleri yapmanı gerektirmez. <br /><br /><strong>Kimsenin, senin i&ccedil;inde parlayan ışığı ortaya &ccedil;ıkarmanı engellemesine izin vermek zorunda değilsin.</strong> <br /><br />Yoksa sana miras bıraktığım o altın gibi parlayan ışığı &ccedil;oktan unuttun mu? ...  Yoksa kendini o yatağa &ccedil;ivi ve &ccedil;eki&ccedil;le sabitlemiş olursun. <br /><br /><strong>Hasta olsan dahi, kendini yetersiz veya beceriksiz g&ouml;rmek zorunda değilsin...</strong> <br /><br />Burada ne demek istediğimi anladığına eminim.</p><p>Bu s&ouml;ylediklerimi biraz incelediğinde, g&ouml;receksin ki sen ne d&uuml;nya kavramlarının ne de teşhislerin sınırlandırmalarına tabisin. ...  Sen zaten her zaman bedenden daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;n.</p><p>S&ouml;ylediklerimi biraz daha incelediğinde, g&ouml;receksin ki bir kez daha sana ge&ccedil;mişinden kurtulmanı ifade ediyorum. <br /><br />D&uuml;n kıran kırana bir m&uuml;cadelenin bir par&ccedil;ası mı oldun?]]></content:encoded></item><item><title>Zaman Y&#xf6;netimi</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-04-20T10:13:06+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/zaman_yonetimi.html#unique-entry-id-6</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/zaman_yonetimi.html#unique-entry-id-6</guid><content:encoded><![CDATA[G&uuml;n i&ccedil;inde herkes gibi bana da verilen ''1440 Dakika''yı en verimli haliyle kullanmadığıma dair eskiden sadece ş&uuml;phelerim varken, bug&uuml;nlerdeki yaşamıma baktığımda g&uuml;nl&uuml;k zaman cirosunun k&uuml;lliyen zararla kapandığını g&ouml;r&uuml;yorum.


Hani derler ya, bug&uuml;n&uuml;n bakiyesi yarına devrolmuyor, yarın da sadece 1440 dakika ile başlıyoruz; Benim hislerim ise bug&uuml;n&uuml;n verimsizliğinin gece on ikiyi aşarak yarının bakiyesini azalttığı, hatta eksi bakiyeden başlattığı y&ouml;n&uuml;nde...


...Şimdiye kadar bu konuda okuduğum t&uuml;m yazılar hep daha fazla organize olmak, listeler yaratmak, onları uygulamaya &ccedil;alışmak ve g&uuml;n sonunda zaman envanteri yaparak neleri yapıp neleri yapamadığımı g&ouml;rmek, t&uuml;m bunlara rağmen gelişme olmaz ise de bir bardak soğuk su i&ccedil;mek &uuml;zerineydi.


...Benim de şimdiye kadar okuduğum ve uygulamaya '&ccedil;alıştığım' t&uuml;m y&ouml;ntemler, bu sihirli form&uuml;l&uuml;n sadece ikinci basamağına odaklanıyordu. 

...Eğer birinci madde doğru belirlenmiyorsa, ikinci maddede yer alan harekete ge&ccedil;menin ne kadar hızlı veya ne kadar doğru uygulandığının pek &ouml;nemi yok. 


...Eğer hayata bakış a&ccedil;ımızda ve ger&ccedil;eği algılama şeklimizde bir yanılma veya uyumsuzluk varsa, kendimizi sadece basit bir yanılgıdan zamanı tamamen yanlış değerlendirmeye kadar uzanan bir d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inde bulabiliriz. 

...Sadece kendi i&ccedil; d&uuml;nyamıza g&uuml;venip bir &ccedil;ok insanın yine de doğru kabul ettiği bu sahte mesajları inkar etmek &ccedil;ok kolay değil. 


...Verimli zaman y&ouml;netimi i&ccedil;in esas yapmamız gereken şeyin daha fazla plan, daha fazla program, daha fazla liste değil, buna benzer i&ccedil; uyumsuzlukların &ccedil;&ouml;z&uuml;mlenmesi olduğuna inanıyorum. 


...&Ouml;rneğin, para kazanmak i&ccedil;in bir işte &ccedil;alışmak şarttır, 87 yaşındaki bir kadının gen&ccedil;lere taş &ccedil;ıkartacak şekilde salsa yapması imkansızdır, ıslak sa&ccedil;larla r&uuml;zgar cereyanında duran insan hasta olur, vs vs vs. 

...Eğer mevcut yaşantımızda zamanımızı verimli kullanmadığımızı hissediyorsak, yaşamın ger&ccedil;ekleri olarak algıladıklarımızın halen bizim i&ccedil;in ge&ccedil;erli olup olmadığını, değişmesi gerekenler varsa hangilerinin olduğunu incelemekte fayda var. 
]]></content:encoded></item><item><title>K&#x131;r&#x131;l&#x131;yorum</title><dc:creator>rozanes.alper@gmail.com</dc:creator><category>Blog</category><dc:date>2009-05-08T22:41:00+03:00</dc:date><link>http://www.alperrozanes.com/blog_files/kiriliyorum.html#unique-entry-id-5</link><guid isPermaLink="true">http://www.alperrozanes.com/blog_files/kiriliyorum.html#unique-entry-id-5</guid><content:encoded><![CDATA[Bu kelimenin hayatıma yansımasının sonu&ccedil;larının iyi olabileceğini pek d&uuml;ş&uuml;nmezdim. <em>Kırılmak</em> kelimesi şimdiye kadar hep ya bir eşyanın ya da bir kalbin kırılmasını &ccedil;ağrıştırırdı. 

...<strong>Son zamanlarda d&uuml;ş&uuml;nce şekillerimde &ccedil;atlaklar meydana gelmeye başladı.</strong> Kendi yaşamıma, fiziksel, maddi ve manevi durumuma dair bildiğim doğrular artık sallantıda. <em>Aman iyi sallansınlar, 30 sene boyunca orada tahtın keyfini s&uuml;rd&uuml;ler de ne oldu?

...Mesela &ccedil;ok kalın ve betondan yapılmış bir hat var, bu yer&ccedil;ekimini ifade ediyor. 

...İnce veya kalın, yuvarlak veya k&ouml;şeli y&uuml;zlerce hat var g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m manzarada. <strong>Benim hayat bilgilerim. 

...Zamanında yaşamımın &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir kısmını kaplayarak kendini ifade eden bazı kalın beton hatların ise i&ccedil;leri artık boşalmış, dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ndeki heybete ve kuvvete rağmen, i&ccedil; kısımları artık onları destekleyemiyor. 


...Tıpkı depreme maruz kalmış bir bina gibi hat boyu &ccedil;atlaklar meydana geldi. <em>Duruyor durmasına hala, ancak varlığının devamı ş&uuml;pheli...</em> 


<strong>Eskiden gelen ve artık benliğimle de reddettiğim, ancak &ouml;yle ya da b&ouml;yle hen&uuml;z hayatımdan &ccedil;ıkaramadığım sabit d&uuml;ş&uuml;nce hatlarının neredeyse t&uuml;m&uuml; beton ve k&ouml;şeli.</strong> 


...Demek ki &ouml;ğretilen d&uuml;ş&uuml;nce kalıplarımızdan bazıları bizi i&ccedil;ine hapsedebiliyor ve engelleyebiliyor. <em>Hmm, bu senaryo pek de yabancı gelmedi bana &ouml;zellikle g&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında...</em>


...Yaşamıma yeni giren, keyifle kabul ettiğim ve b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;m hatlar var yuvarlak, ve bambu benzeri doğal malzemelerden yapılmış... <em>Bilin&ccedil;altı ger&ccedil;ekten de ne kadar enteresan, değil mi?

...Olanı olduğu gibi kabul etmeyen, sorgulayan, hala doğru ve ge&ccedil;erli ise kuvvetlendiren, ancak yanlış ve tarihi ge&ccedil;miş ise de &ccedil;atlatan, yıkan, bir daha gelmemek &uuml;zere yok eden hareketlenmeler var.
]]></content:encoded></item></channel>
</rss>